Global Krize Rağmen, Dünya Çelik Üretim Kapasitesi Artıyor


11/12/2009 12:00:00 AM

 

2000-2003 yılları arasında yıllık % 3.3 ve 2004-2008 döneminde yıllık % 7.9 olmak üzere, 2001-2008 döneminde % 61 oranında (651 milyon ton) artışla, 1 milyar 63 milyon tondan, 1 milyar 713 milyon tona yükselen dünya ham çelik üretim kapasitesinin, dünya genelinde talepte keskin bir daralmaya neden olan global finans krizine rağmen, 2009-2011 yılları arasında yıllık % 5.2 oranında, toplamda % 16.6 oranında artışla, 1 milyar 997 milyon tona yükselmesi bekleniyor.

 

Dünya Çelik Derneği (WSA) verilerine göre, 2009-2011 döneminde faaliyete geçmesi beklenen 286 milyon tonluk kapasite artışının, % 40.6 oranındaki 115.3 milyon tonluk kısmının Çin’de ve % 70.8 oranındaki 201 milyon tonluk kısmının, Çin dahil Asya bölgesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. 2001-2008 dönemindeki dünya kapasite artışında % 89 oranında paya sahip olan BRIC ülkelerinin payının, 2009-2011 dönemi için % 61’e gerileyeceği ve 2001-2008 döneminde % 4.6 seviyesinde bulunan Hindistan’ın payının ise, % 10’a çıkacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, 2009-2011 döneminde gerçekleşmesi beklenen dünya kapasite artışında, Güney Kore’nin % 16, Vietnam’ım % 14, İran’ın % 13 ve Türkiye’nin % 10 oranında paya sahip olacağı hesaplanıyor.
2001 yılından bu yana % 80’in üzerinde seyreden dünya çelik endüstrisinde kapasite kullanım oranının, 2008 yılının Mart ayında 89 ile zirvesine ulaştığı, ancak global krizle birlikte, 2008 yılının Aralık ayında % 57.5 seviyesine kadar gerilediği biliniyor. Son çeyrekteki keskin düşüş nedeniyle, 2008 yılının genelinde % 77.4 seviyesine gerilemiş bulunan dünya ham çelik üretiminde kapasite kullanım oranının, 2009 yılının Ocak-Temmuz döneminde % 64.4 seviyesinde kaldığı gözleniyor.
2008 yılının Ekim ayında % 19.4 oranında gerilemiş bulunan Çin’in görünür çelik tüketiminin, Çin Hükümeti’nin uygulamaya aktardığı ekonomik destek paketlerinin de etkisiyle, 2009 yılında hızla artmaya başladığı ve Ağustos ayında % 46, Ocak-Ağustos döneminde ise, % 16.7 oranında artış gösterdiği anlaşılıyor. Çin’in bir taraftan kapasitesini arttırırken, diğer taraftan da tüketimini arttırıyor olması, 2009 yılında Çin’in net ihracatçı pozisyonundan, net ithalatçı pozisyonuna geçmesinden de anlaşılabileceği üzere, dünya piyasalarında önemli bir rahatsızlık yaratmıyor. Dünyanın pek çok büyük çelik üreticisi ülkesinde % 50’ye varan oranlarda tüketim düşüşlerinin gözlendiği bir dönemde, Çin’in görünür çelik tüketiminin 2009 yılında % 18.7 oranında artışla, 443 milyon tondan, 526 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Ancak Çin’in iç talebinde yaşanabilecek ani bir daralmanın, Çin’in üretim kapasitesinin dünya piyasalarını tehdit eder duruma gelebileceği değerlendiriliyor.
Çin’deki kapasite artışı, talep artışı ile desteklenirken, Ukrayna gibi üretiminin % 75 civarındaki önemli bir bölümünü ihraç eden ülkelerdeki, kapasite artışını sürdürmeye yönelik eğilimler, Türk çelik sektöründe rahatsızlık yaratıyor.
Mevcut durum itibariyle, iç piyasanın durumu dikkate alınmadan, ağırlıklı bir şekilde ihracata yönelik kapasite artışları riskli görülüyor. Bu açıdan, Türk çelik sektörü bir taraftan kapasitesini arttırırken, diğer taraftan da iç piyasadaki talep durumunu dikkate alan yeniden yapılandırma programı ile, dengeli bir gelişme sürecine girmiş bulunuyor. Sözkonusu yaklaşım, sektöre yalnızca iç ve dış piyasalardaki dalgalanmalara karşı ilave koruma sağlamakla kalmıyor. Aynı zamanda ithal ikâmesi yolu ile, sektörün ihracatının ithalâtı karşılama oranının yükselmesine de katkıda bulunuyor.
Kabul etmek gerekir ki, global kriz tüm yıpratıcı sonuçlarına rağmen, ölçüsüz kapasite artışlarının sınırlanmasına ve geleceğe yönelik yatırımlardaki ihtiyat payının arttırılmasına yol açarak, en azından orta vadede, dünya çelik sektöründe nisbi istikrarın teminine katkı sağlamış görünüyor.

  Okunma Ekli Dosya
  410

Basın Ana Sayfa